Oyun, Çocuğun Ruh Dünyasını Nasıl Şekillendirir?
Bir çocuk neden oyun oynar?
Sadece eğlenmek için mi?
Zaman geçirmek için mi?
Yoksa “enerjisini atsın” diye mi?
Oyun, yetişkin gözünden bakıldığında çoğu zaman basit bir meşguliyet gibi görünür. Oysa çocuk için oyun; duygularını ifade etmenin, dünyayı anlamlandırmanın ve kendini güvende hissetmenin en doğal yoludur.
Bir çocuk konuşarak anlatamadığını oyunla anlatır.
Korkusunu, öfkesini, özlemini, hayalini…
Hepsi oyunun içinde kendine yer bulur.
Bu yüzden oyun, çocuğun ruh dünyasına açılan en samimi kapıdır.
Oyun Nedir, Ne Değildir?
Oyun sadece oyuncaklarla yapılan bir etkinlik değildir.
Kurallı olmak zorunda değildir.
Eğitici olması da şart değildir.
Gerçek oyun;
- Çocuğun kontrolünde olan
- Sonucu değil süreci önemseyen
- “Doğru–yanlış” baskısı taşımayan
- Çocuğun içinden geldiği gibi şekillenen
bir deneyimdir.
Bu nedenle sessizce köşede oynayan bir çocuk da, koşup bağıran bir çocuk da oyun içindedir. Oyun; biçimiyle değil, çocuğun içinde uyandırdığı hisle anlam kazanır.
Oyun bu yönüyle, çocuğun bir şeyi “başarmasından” çok, bir şeyi “deneyimlemesine” alan açar. Sonucun nasıl bittiği değil, oyun sırasında ne hissettiği önemlidir. Bu yüzden oyunu sık sık bölmek, düzeltmek ya da yönlendirmek; çocuğun bu deneyim alanını daraltabilir.
👉 Çocuğun Duygularını Tanıması Neden Önemlidir?
Oyun, Çocuğun Duygularını Nasıl Düzenler?
Çocuklar duygularını bizim gibi adlandırarak ifade edemez.
“Kaygılıyım”, “kırıldım”, “öfkeliyim” demezler.
Ama oynarlar.
Bir çocuğun oyunda sürekli düşen bir bebeği ayağa kaldırması,
arabaları çarpıştırması,
aynı sahneyi defalarca tekrar etmesi…
Bunların hiçbiri tesadüf değildir.
Oyun, çocuğun:
- Yaşadığı duyguyu yeniden deneyimlemesine
- Kontrol edemediği durumları kontrol edilebilir hale getirmesine
- Zorlayıcı duygularla baş etmeyi öğrenmesine
yardımcı olur.
Oyun sırasında çocuğun sinir sistemi de düzenlenir. Tekrarlayan oyunlar, yaşanan yoğun duygunun sindirilmesine yardımcı olur. Bu süreç, çocuğun kendi kendini sakinleştirme becerisinin doğal olarak gelişmesini sağlar.
Bu yüzden bazı oyunların tekrar edilmesi, ilerleme olmadığı anlamına değil; duygusal çalışmanın devam ettiğine işaret eder.
Serbest Oyun Neden Bu Kadar Kıymetli?
Serbest oyun; yetişkinin yönlendirmediği, çocuğun kendi kurallarını koyduğu oyundur.
Bu oyunlarda çocuk:
- Kendi sınırlarını tanır
- Ne istediğini ve istemediğini fark eder
- Hayal gücünü özgürce kullanır
- İçsel motivasyon geliştirir
Aşırı yönlendirilen, sürekli “şöyle oyna, böyle yap” denilen oyunlarda ise çocuk oyunu değil; yetişkini memnun etmeyi öğrenir.
Serbest oyunda sıkılmak da sürecin bir parçasıdır. “Canım sıkılıyor” demek, oyunun bittiği değil; yeni bir iç keşfin başladığı anlamına gelir.
Oyun ve Öfke Arasındaki Bağ
Bazı çocuklar öfkesini oyunla dışa vurur.
Bağıran karakterler, yıkılan kuleler, sert sahneler…
Bu durum çoğu zaman ebeveyni endişelendirir. Ancak oyunda öfkenin ifade edilmesi, öfkenin onaylandığı anlamına gelmez. Tam tersine; duygu güvenli bir alanda tanınmış olur.
Oyun, öfkenin zararsız bir boşaltım alanıdır.
Çocuk oyunda öfkesini yaşadığında:
- Gerçek hayatta daha az patlama yaşar
- Duygusunu bastırmak yerine ifade etmeyi öğrenir
- Kendini anlaşılmış hisseder
👉 Çocuklarda Öfke Neden Ortaya Çıkar ve Nasıl Yönetilir?
Oyun Oynamayan Çocuk Olur mu?
“Benim çocuğum oyun oynamıyor” cümlesi çoğu zaman oyunun, ebeveynin beklediği biçimde olmamasından kaynaklanır.
Bazı çocuklar:
- Daha kısa süreli oynar
- Daha sessiz oyunları tercih eder
- Tekrar eden ve sınırlı oyunlara yönelir
Bu durum özellikle nöroçeşitliliği olan çocuklarda daha belirgindir. Oyun; her çocuk için aynı biçimde görünmek zorunda değildir.
Ekran Çağında Oyunun Değişen Yüzü
Asıl mesele ekranın varlığı değil, oyunun yerinin ne kadar korunduğudur.
Ekranla büyüyen çocuklarda:
- Hayal gücüne dayalı oyun azalabilir
- Duygular daha hızlı ve yoğun yaşanabilir
- Sıkılmaya tahammül düşebilir
Bu nedenle ekran, oyunun yerini almamalıdır.
👉 Ekran Süresinin Çocuk Psikolojisine Etkileri
Ebeveyn Oyunda Nerede Durmalı?
Ebeveynin oyundaki rolü öğretmek değil, eşlik etmektir.
Bazen izlemek,
bazen davet edildiğinde katılmak,
bazen sadece orada olmak…
Çocuk için en güvenli oyun alanı, yargılanmadığı alandır.
Sonuç: Oyun, Çocuğun Kendini Anlatma Biçimidir
Oyun;
- Bir beceri öğretme aracı değildir
- Bir performans alanı değildir
- Bir zaman doldurma yöntemi değildir
Oyun, çocuğun kendini anlattığı en güvenli dildir.
Bir çocuk oynuyorsa,
bir şeyler anlatıyordur.
Asıl mesele, bu dili duyabilecek kadar yavaşlayabilmektir.





0 Yorumlar