Yeni Yıl Değil, Yeni Farkındalık
Kendimize Yüklenmeden Değişmek Mümkün mü?
Bu düşünce ilk anda motive edici gibi görünse de, çoğu zaman fark etmeden bir baskıya dönüşür. Çünkü değişim; zorunluluk hâline geldiğinde, içten gelen bir istek olmaktan çıkar. Özellikle ebeveynler için yeni yıl, çoğu zaman bir umut değil, sessiz bir yorgunlukla karşılanır. “Bu yıl daha iyi olmalıyım” cümlesi, çoğu zaman “Geçen yıl yeterince iyi değildim” duygusunu da beraberinde getirir.
Değişim Neden Bu Kadar Zor Hissettiriyor?
İnsan doğası gereği alışkanlıklarına tutunur. Bu alışkanlıklar her zaman sağlıklı ya da işlevsel olmayabilir; ama tanıdıktır. Yeni yıl geldiğinde bu tanıdık düzeni bir anda bırakmamız beklenir. Daha iyi uyumamız, daha sabırlı olmamız, daha az öfkelenmemiz, daha çok kontrol sahibi olmamız istenir.
Ancak psikolojik olarak biliyoruz ki; kişi kendini anlamadan ve kabul etmeden değişmeye çalıştığında, bu çaba kısa sürede tükenmişliğe dönüşür. Değişimin sürdürülebilir olabilmesi için önce mevcut durumu fark etmek gerekir.
Bu yüzden yeni yıl, büyük kararlar almak için değil; kendimize şu soruları sormak için güçlü bir zamandır:
- Bu yıl beni en çok zorlayan neydi?
- Hangi anlarda kendimi yetersiz hissettim?
- Neleri değiştirmek istiyorum, neleri kabul etmem gerekiyor?
Bu sorular, yargılamak için değil; anlamak için sorulduğunda iyileştirici olur.
“Daha İyi Olmalıyım” Düşüncesinin Gizli Bedeli
“Daha iyi olmalıyım” düşüncesi, ilk bakışta olumlu gibi görünse de, içinde sert bir iç eleştirmen barındırır. Bu iç ses, hataları büyütür; çabayı görmezden gelir. Özellikle ebeveynlerde bu durum daha yoğun yaşanır. Çünkü ebeveynlik, sadece yapılanlarla değil, hissedilenlerle de sürekli sınanan bir roldür.
zamanla içsel bir yorgunluk oluşur. Bu yorgunluk, sadece ebeveyni değil, aile içindeki duygusal atmosferi de etkiler. Çünkü çocuklar, ebeveynlerinin duygusal hâllerini kelimelerden çok daha hızlı fark eder.
Yeni yıl, bu iç sesi susturmak zorunda olduğumuz bir dönem değildir. Ama belki de bu sesi biraz yumuşatmak için bir fırsattır.
Farkındalık: Kendimize Yaklaşmanın Bir Yolu
Farkındalık, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Sanki her an sakin olmak, hiç zorlanmamak ya da sürekli olumlu düşünmekmiş gibi algılanır. Oysa farkındalık, tam tersine; zorlandığımız anları da görmeyi içerir.
Bir ebeveyn olarak bazen sabrınız taşabilir. Bazen çocuğunuzun davranışları sizi tetikleyebilir. Bazen de kendinizi yetersiz hissettiğiniz anlar olabilir. Farkındalık, bu anları bastırmak değil; onlara dürüstçe bakabilmektir.
Bu bakış açısı, suçluluğu azaltır ve öğrenmeye alan açar. Çünkü insan, kendine yüklenmeden de gelişebilir.
Yeni Yıl Kararları Neden Çoğu Zaman Tutmaz?
Yeni yıl kararlarının büyük bir kısmı birkaç hafta içinde terk edilir. Bunun temel nedeni, bu kararların çoğunun gerçek ihtiyaçlardan değil, ideal beklentilerden doğmasıdır. İnsan, ulaşamayacağını düşündüğü hedefler karşısında hızla vazgeçer.
Bu niyet kusursuzluk vaat etmez, ama ilerleme sağlar.
Kendini Kabul Etmeden Değişmek Mümkün mü?
Psikoloji bize net bir şey söyler: Kendini kabul etmeyen bir değişim, kalıcı olmaz. Kendini kabul etmek, her şeyi olduğu gibi bırakmak anlamına gelmez. Aksine, değişimin temelini oluşturur.
Bu cümleler, sorumluluktan kaçmak değildir. Tam tersine, sağlıklı bir sorumluluk almanın yoludur. Çünkü kendine şefkat gösteren bir ebeveyn, çocuğuna da şefkat gösterebilir.
Yeni Yıla Daha Yumuşak Bir Yerinden Başlamak
Bu yıl kendinize şu niyetleri fısıldayabilirsiniz:
- Kendimi eleştirmek yerine anlamaya çalışacağım.
- Hatalarımı kişiliğimin kanıtı değil, deneyimimin parçası olarak göreceğim.
- Değişimi aceleye getirmeyeceğim.
- Küçük adımların değerini küçümsemeyeceğim.
Bu niyetler gösterişli değildir. Ama gerçek hayatta karşılığı vardır.
Bu Yazı Bir Başlangıç
Bu yazı, yeni yıl için bir “yapılacaklar listesi” sunmak için yazılmadı. Daha çok, durup düşünmek için küçük bir alan açmak istiyor. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, daha fazla bilgi değil; kendine temas edebileceği bir duraktır.
Bir sonraki yazıda, bu farkındalığın ebeveynliğe nasıl yansıdığını, “daha iyi ebeveyn” olma baskısının bizi nasıl etkilediğini ve bununla nasıl başa çıkabileceğimizi konuşacağız.
Sen yeni yıla hangi duyguyla giriyorsun?
Değiştirmek istediklerin mi ağır basıyor, yoksa fark etmek istediklerin mi?
Yorumlarda paylaşabilirsin.


0 Yorumlar